YAPRAĞIN SORGULAMASI...



 Ağaçta bir yaprak ağaç'ın amaçını ya da anlamını bilebilirmi?

Sizce varoluşun amacı nedir?

Neden bu dünyadayız?   Ne yapmak için?

Biz kimiz ve ne için burdayız?
 

Evrenin ve bizlerin amaçsız yaratıldığına inanmıyorum. Bazıları birliği öğrenmek diyor eğer öyleyse neden ayrıldık? Bir' mişiz zaten, öyle kalsaydık. Eğer hayat bir oyun alanıysa bu oyuna neden gerek vardı? Bilinmezliklerle dolu evrende bilinmezlikleri bilinir yapmak olabilirmi? Ama neden? Bilsek bir şeyler değişecekmi? sadece yaratmak mı? O zaman bende diyorum eğer sadece yaratmaksa niye sadece yaratmak? 'Gelişmek ve geliştirmek' biz zaten öteki boyutta gelişmiş değilmiydik? 'Tekamül etmek ve ettirmek' buna neden gerek duyuldu zaten geldiğimiz yerde tekamülümüz tamamlanmamışmıydı? 'Tanrının canı sıkılmıştı' çok iyi şimdi, bizi böyle gördüğü için daha çok canı sıkılıyormudur ? Daha soru çıkarayımmı? Çok bilinmeyenli denklem gibi ve fazla oldum  galiba...
Genelde herkes bu soruların cevabını merak etmiştir. İşin garibi bu soruları hep küçükken, kendime daha fazla sorardım. Zaman içinde unutup gittim. Felsefeye ilgim başladığında tekrar bu sorular aklıma geldi.Hani dünyaları keşfetmek için çıkmak istersin bir yola, zahmetli bir uğraştan sonra, yolculuk için hazırsındır ve yolculuk başlar o diyardan bu diyara dolaşır durursun...Ararsın bu arayışş içinde tüm dünyayı dolaşırsın hikaye bu ya  dünya da yuvarlak işte... Bakarsın ki yola çıktığın yerdesin tekrar anlarsın ki aslında hayatın boyunca sorularına cevaplar aradığın ve arayış içinde bir ömür boyunca dolaştığın ve aradığın şey aslında tam da burnunun uçunda senin keşfetmeni bekliyor. Samimi olarak söylemek gerekirse içimden bir his sorduğum tüm soruların cevaplarının yine kendi içimde olduğunu söylüyor.
Var oluşumuzun amacının,  tüm insanlık için olan duyguları deneyimlemek olduğunu düşünüyorum. Bizi var eden duyguları ,var oluşun amacından ayrı tutmamamız gerektiğini , varlığımızın en kutsal amacının hissedebilmek ve sevgiyi anlayabilmek olabileceği bir düşünün, bu konuda ne diceksiniz? Olabilir mi acaba?
Var oluşun amacı günümüze kadar hep sorgulanmış olmasına rağmen hala beyinlerimizi meşgul etmekte. Anlamadığım bir şey var. Zaten bu topiği onun için açmıştım. Yukarda da söylemiştim bir kez daha hatırlatayım.Tekamül etmek ise eğer, zaten geldiğimiz boyutta tekamül etmiş varlıklar değilmiydik? Birliği tanımlamaksa eğer,  yine birlikte idik, neden ayrılmayı seçip geldik ? Bilgi, ona zaten sahipmişiz. Uyumlu yaşamaksa eğer, yine o boyutta uyumlu varlıklar olduğumuz söyleniyor. Acaba varlığımızın amacı hissetmeyi deneyimlemek olamaz mı? Ya da birliğin tam tersi ayrılığı deneyimlemek  veyahutta sadece insan olmayı deneyimlemek, kutsallığımızı unutarak, özgür irademizle neleri gerçekleştirebileceğimizi ve kendimizi nasıl ifade edebileceğimizi öğrenmek olamaz mı? Ne dersiniz ?

 

''İki karşıt uç olarak varoluşumuzun temeli; düzen ve kaostur''

 

 Varoluş bu iki uca doğru düzenli koşular sonucu ortaya çıkmış gibi görünüyor.'' deniliyor merak ettim acaba iki karşıt uçtan başka varoluşumuzun başka bir temeli yok mu? Yoksa var da henüz biz mi keşfedemedik ? Gelişim ve düzen için hep kaos mu olmalı öyleyse (mesela) niye bu kadar çok kaos yaşadığımız ülkemizde hala arada da olsa bir düzen kuramadık ya da birazcık olsun diğer ülkelerdeki gibi refah düzeyine ulaşıp gelişemedik ve neden bu kaoslar hep bizim yaşantılarımızda daha fazla...Acaba sorun bizlerde mi kaostan yararlanıp düzen kuramıyoruz.Diğer ülkelerdede var biz mi bilmiyoruz? 7 Sene Almanyada kaldım hiç bizdeki gibi kaos ve karmaşanın yaşandığına şahit olamadım. Biliyorum zaman zaman başka ülkelerdede kaos oluyor ama düzenlerini kurup, daha uzun süreli kaos yaşamadan bu durumu sağlıyabiliyorlar. Birşeyler var yanlış olan ya da olmayan farklı birşey olmalı, kaostan ve düzenden başka varoluşun temelini oluşturan... Ve başka yollar olmalı varoluşu yokoluşdan özgür bırakan, başka şeyler olmalı kaostan ve düzenden, karanlık ve ışıktan, eski ve yeniden öte evet başka şeyler olmalı, iyinin ve kötünün ötesinde bindiğin dalı kesmeden bindiğin dalın farkına vararak yaşamak için... evet ben ne haklıyım ne de haksız:))
''ikisi bir arada, birbirlerine karşıymış gibi iş görerek, hem bilinmeyende kaybolmamamızı hem de evrim olasılığını sağlamaktalar. Daha ne isteyelim?'' BİLİNMEYENLERDE KAYBOLURKEN ONU BİLİNİR YAPMAK GEREKİR O ZAMAN NE FAYDASI VAR KAYBOLMANIN DİMİ AMA...Senelerden beridir yapılan bu galiba ben belamı istiyorum gerçi son sözümden sonra onu verecek çok...:)))
Durma noktası... Çok büyük bir aldanış içerisinde olamazmıyız?

 

Bir başka yol...

 

 

 

sevgi yolu varoluşumuzun temeli...

  İçinde yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluklarımız var. Sorumluluktan kaçmak ve amaçlarına ulaşmak, dünya üzerinde hakimiyet kurmak için süper güçler, kaos ve düzen teoremi diyerek yapmakta oldukları haksızlıkları bizlere adapte ettirmek için kullanıyorlar olamazmı? Şimdi mesela, bazı insanlar zor durumlarda gördükleri insanlara yardım etmenin ve onu güçlendirmenin yolunu aramak yerine o onun deneyimi güçlü ise başarır diye duyarsız bir tutum sergileme yolunu, bazıları ise erk toplamanın yolunu kendilerinde insanları zorlama hakkını bularak,onları kontrol etmeye çalışarak yapmaya çalışıyor Hatta o kadar zıvanadan çıktı ki, eğitmen rolünü üstlenme yolunu seçtiklerini kötülük yaparak gelişime katkıda bulunduklarını sanan ve kendilerini ruhsal rehber ilan ederek yaptığım herşey doğrudur diyenler, bencilliklerine,duyarsızlıklarına gerekçe olarak gösterenler var. Tutundukları gerekçe kargaşalık yaratarak denge kurmaya çalışmak... Bildiğiniz gibi küresel felaketle karşı karşıyayız evet bu sonuçu da biz hazırladık. Dünyanın kaynakları tükeniyor ve birkaç yıl sonra eğer önlem alınmazsa yokoluşumuz kaçınılmaz. Dünya üzerindeki nüfus azalmak zorunda çünkü kaynaklar azaldı. İşte burada kaos ve düzen teoremi gayet iyi iş görecek gibi senelerden beri olduğu gibi aynı senaryo... Başka senaryolarda üretilebilseydik şu oyun alanımızda, birazda yenilikler bu alanda olabilseydi ve bence asıl muhafazakar hala kaos ve düzen kuramı diyenler değilmi?
Ötesi... Ona gelince belkide bana sorgulatan,araştırmaya sevkeden ve hayal kurduran oradan aldığım sinyallerdir... Kimbilir?
 

Bir başka yol havadan değil gerçekten sevgi yolu varoluşumuzun temeli...  

 

Uçmak istiyorsak göklerde özgürce, yeryüzünde yürümesini bilmeliyiz önce...
Nasıl uçulacağını ve yürüneceğini biliyorsak eğer,
Bildiğimizi uygulamasını da bilmeliyiz önce.
ve ötesi ile dünya arasında dengeleri kurmasını da öğrenmeliyiz bence...

''Yoksa herşey, her formda her an zamansızlık içinde sonsuz olarak; başlangıçsız ve sonsuz daima varmıydı ''

Üzerinde düşünülmesi gereken bir nokta.


 


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !